İlk Alev
İlk Alev, yaratılışın ilk eyleminin ateş olduğunu savunur: karanlığa hükmetmek için değil, biçimsiz olana biçim ve ısı vermek için. Ejderha mirası bu Makamla ilişkilendirilir, fakat inancın en eski tartışması da buradan doğar.
Ateşin ölçüsü
İlk Alev ayinlerinde yeni ocak yakılırken üç şey anılır: ısıtan ateş, yol gösteren ateş ve yakan ateş. Birincisi korunur, ikincisi paylaşılır, üçüncüsü ise ancak sorumluluğu üstlenebilenin eline bırakılır. Demirciler, fırıncılar, cam ustaları ve savaş öğrencileri aynı sembolü kullanabilir; hepsi ateşin yaptığını, geri dönüşü olmayan şeyleri de yaptığını bilir.
Saar ve Odraka’daki ejderha mirası tartışması inancı siyasetin merkezine taşır. Alevsoylular, ejderha kanlı hanedanların İlk Alev’e daha yakın olduğunu ve bu nedenle doğal yönetim hakkı taşıdığını ileri sürer. Köz Eşitlikçileri, ateşin soydan değil eylemden doğduğunu; bir ocağı ayakta tutanın da, yangını söndürenin de Makamın paydaşı olduğunu söyler.
Hizmetin ateşi
İlk Alev’in sıradan mensubu çoğu kez savaşçı değildir. Mahalle ocağını açık tutan, gece işçisine sıcaklık sağlayan, yanmış evi yeniden kuran kişi de inancın hizmetini görür. Ayinlerde gösterişli alevler kadar, sönmek üzere olan koru korumak da değerlidir. Bu yüzden bazı manastırlar gençlere silah kullanmadan önce yangın kontrolü, ilk yardım ve zarar tazmini öğretir.
İnançtaki temel sınama nettir: elindeki ateş başkasına ışık mı veriyor, yoksa onu senden izin istemek zorunda mı bırakıyor? İlk Alev’in hiçbir ciddi yorumu, kudreti bu sorudan muaf tutmaz.