Sessiz Sofra
Sessiz Sofra, belirli gecelerde ölü için boş yer bırakılan bir konukluk geleneğidir. Amaç ölüyü çağırmak değil, dönerse onu buyurmadan karşılamaya hazır olmaktır.
Boş yerin kuralı
Sofrada bir tabak, bir kadeh ya da yalnızca kapıya dönük boş bir tabure bırakılır. Ölüye soru sorulmaz, ondan haber ya da hizmet istenmez. Aileler yemek boyunca kaybın etrafında konuşabilir, fakat boş yere doğrudan seslenmez. Bu sessizlik korkudan değil, karşısındakinin bir kişi olarak kalmasına izin vermekten doğar.
Ritüel çoğu zaman yıl dönümü, ilk hasat, uzun yolculuktan dönüş veya savaş sonrası yapılır. Halfling, kırsal insan ve karma şehir mahallelerinde yaygındır; biçimi evden eve değişir. Bazı yerlerde kapı eşiğine tuz bırakılır, bazı yerlerde yemek komşuya gönderilir. Ortak ilke, yasın yalnızca aileye kapatılmamasıdır.
Yaşayanlara da yer açmak
Sessiz Sofra’nın en güçlü tarafı, cenaze dışındaki zamanlarda da çalışmasıdır. Yalnız komşu, geri dönmeyen yolcu ya da adı bilinmeyen savaş ölüsü için boş yer bırakmak, topluluğun eksik olanı görünür tutma biçimidir. Bu nedenle kentlerde göçmen dernekleri ve mahalle mutfakları geleneği kolayca benimser.
Kimi eleştirmenler ritüelin insanı geçmişe bağladığını söyler. Sofra tutanlar ise tam tersini savunur: ölü için yer ayırmak, yaşayanların o yerin sahibine dönüşmesini engeller. Yemek biter, tabak kaldırılır ve hayat devam eder.