Tazir Serbest Şehri
Tazir, kıyıdan gelen yolun kurak iç bölgeye geçmeden önce son kez derin sarnıçlara kavuştuğu eski taş şehirdir. İnsan çoğunluklu nüfusu, özgürlüğü herkesin su payını ve bakım borcunu açıkça bilmesi olarak tanımlar.
Tazir’in çevresi şehir toprağı değildir. Şehrin yetkisi sur kapısında, sarnıçlarda ve bunları kıyıya bağlayan dar yol üzerinde kesilir; daha ötesinde göçer toplulukların rota, otlak ve geçiş hukuku geçerlidir. Bu sınırı tanımak, Tazir’in yüzyıllardır ayakta kalmasının başlıca nedenidir.
Su payı
Şehirdeki her hane bir su payı taşır: içme, bahçe, hayvan ve acil yangın için hangi sarnıçtan ne kadar su alınabileceğini gösteren kamu kaydı. Su payı miras kalabilir, ancak tek bir hanede biriktirilemez ve satılamaz. Bir hane payını kullanmıyorsa, kuraklık meclisi onu geçici olarak başka mahalleye devredebilir.
Bu kayıtları Sarnıç Meclisi tutar. Mecliste insan mahalleleri çoğunluktadır; fakat yoldan geçen Centaur, Leonin, Halfling ve Orc topluluklarının mevsimlik temsilcileri, şehir dışındaki kuyu ve geçiş kararlarında söz hakkına sahiptir. Tazir, bu düzeni misafirperverlik değil karşılıklı zorunluluk sayar.
Eski özgür şehir
Tazir’in kuruluş anlatıları farklıdır. Bazı aileler ilk sarnıcın kıyıdan gelen insan işçilerce açıldığını; bazıları ise eski bir yerel kuyu anlaşmasının yalnızca taş duvarlarla kalıcılaştığını söyler. Ortak kabul edilen şey, şehirde hiçbir hanedanın uzun süre taç tutamadığıdır. Su yolunu kendi askerine kapatan iki eski yönetici, mahallelerin ortak kararıyla sürülmüştür.
Bu geçmiş yüzünden Tazir dışarıdan gelen “koruma” tekliflerine kuşkuyla yaklaşır. Bir kralın garnizonu, bir tüccarın özel kuyusu ya da bir şehrin kalıcı çiti aynı tehdidin farklı biçimleri sayılır.
Mahalleler ve ekonomi
Dört Sarnıç, yönetim avlularını ve ana depoları taşır. Kuru Pazar, kıyı tuzu, deri, tahıl, dokuma ve göç rotalarından gelen hayvanların değiş tokuş edildiği gölgelikli çarşıdır. Yol Evi ise şehre giren her büyük kervanın üç gün konakladığı açık avludur; yolculardan vergi değil, su ve güvenlik kurallarına uyma sözü alınır.
Tazir’in zenginliği fazla suya sahip olmakta değil, suyun ne zaman biteceğini doğru bilmekte yatar. Bu yüzden yazmanlar, sarnıç ustaları ve hava gözlemcileri kentte savaşçılar kadar saygı görür.
SS 83: mühürsüz kuyu
Bir iç kuyu, Sarnıç Meclisi kaydında görünmeyen yeni bir su damarı açar. Kuzeyden gelen tüccarlar hemen kuyunun çevresine depo ve duvar yapmak ister; rota toplulukları ise bunun geçiş hukukuna saldırı olduğunu söyler. Tazir ilk kez suyu paylaşmakla, suyun bulunmuş olmasından doğan gücü korumak arasında seçim yapacaktır.