Skip to content
Çağ III · SÖ 5200–2700

Damar Uygarlıkları Çağı

İnsan krallıkları bölünüp birbirini dengelerken cüce ağları kıtaları birbirine bağladı; Damar’ın zenginliği erişim, emek ve geçit üzerindeki eski mücadeleleri yeniden alevlendirdi.

Çağın başında insan güçleri çok sayıda küçük krallığa dağılmıştı. Cüce devletleri ise yüzeyden çekilmenin ardından maden, yol ve ticaret üzerinden yeniden ortak hareket etmeye başladı. Damar, tek bir halk ya da tek bir devlet değildir: ortak altyapı kuran, akraba cüce ocaklarını, derin şehirleri, yüzey pazarlarını ve onlara bağımlı emek ağlarını birbirine bağlayan düzenin adıdır. Bu düzen kıtalararası ölçekte büyüdükçe, yerüstünde değerli maden ve cüce yapımı eşya bulmak zorlaştı; halklar yeniden cücelerin peşine düştü. Sonunda damarların birer birer kopuşu, açıklanamayan bir kırılmanın habercisi oldu.

Kutlu Dava Dönemi · SÖ 5200–4900

Geniş Kitlesel Kayıplar’ın ardından pakt görüşmeleri sürüyordu; fakat hiçbir devlet olduğu yerde kalmak istemedi. Nüfus baskısı altındaki bazı halklar paktı imzalamayı reddetti. İnsanların koruyamadığı ticaret yollarında korsanlık arttı ve mal taşımak pahalılaştı.

Cüce devletleri bu sırada hâlâ akrabalıkla birbirine bağlıydı. Büyük Çekiç ve Çekiçgiller, Demirgiller ve Altındişler kuzen haneler sayılıyordu. Duergarlar cüce baskısına dayanamayarak isyan etti; dönemin dökümhanesini kendi toprağı olarak aldı. Cüceler yeraltında uzun bir savaş istemediği için koşulları kabul etti. Ardından akraba cüce haneleri, birbirine bağlı yollar kurmaya karar verdi ve Demir Damarları Anlaşması ile çalışmalara başladı.

Uçan halkların kurduğu İrokualar Konfederasyonu aynı dönemde kendi ulaşım diasporasını yarattı. Önemli mesajları ve değerli eşyayı taşıyan bir ağ kurdular. Ejderhaları rahatsız etmedikleri sürece neredeyse her yere gidebilen İrokuallar, zor durumdaki halkların ihtiyacından yararlanarak büyük servet topladı.

Hırsız ve Yüzsüz Birlikleri · SÖ 4900–4600

Büyük şehirler daha kalabalık hâle geldikçe hırsız ağları çeşitlendi. Bu düzen tek bir halkın tekelinde değildi; ancak dönemin kayıtları Bugbear yapılanmalarının orantısız gücünü, imparatorlukların içinde kurdukları mafya ağlarını özellikle vurgular. Giffler, Loxodonlar ve Thri-kreenler bu birliklerde farklı roller üstlendi.

Devletlerin bilgi açlığı ile veraset ve taht mücadeleleri, yeni tür casuslara ihtiyaç doğurdu. Changelingler bu işi profesyonelce doldurdu. Sis Adaları ve Eudaimonia’da yeni yerleşimler kuruldu; Sis Adaları daha sonra bağımsızlığını ilan ederek bir demarşi devleti oluşturdu. Ada devletinin kendi adı Knoxiarh, insan kayıtlarındaki yaygın adı ise Noxianttır.

Güllerin Savaşı · SÖ 4600–4000

Elflerin tek bir siyasî düzlemde buluşamaması, elf onuru açısından aşağılayıcı görülüyordu. Yüksek Elfler Astereth’i kurup büyürken Orman Elfleri üç ayrı devlete bölünmüş, ormanda karşılaştıklarında birbirleriyle savaşır olmuştu. Bu bölünme yönetilebilir olmaktan çoktan çıkmıştı.

Diğer halklar kargaşadan yararlandı; elfler kaçırılıp en yüksek fiyatı verene satılmaya çalışıldı. Diken Tacı, Beyaz Yapraklar ve Huşkozları bu tehdide ortak cevap veremedi. Diken Tacı bir süredir Eladrinleri ağırlıyor ve diğer Orman Elflerinden farklı olarak destekliyordu, fakat bu yük ağırlaşmıştı. Casuslar, Beyaz Yapraklar ile Huşkozlarının ittifak kurmayı düşündüğünü bildirdi.

Diken Tacı kendisini başından beri koruyan dikenli ağaçları ve çiçekleri büyütmenin yolunu aradı. Drowlarla, başka elflerle ve Harengonlar aracılığıyla Derrolarla temas kurdu. Yeni ordu için yaklaşık yüz yıllık bir hazırlığa girişti; aynı zamanda sempati duyduğu halkları kendi topraklarına çağırdı. Diğer Orman Elfleri arasında mal muamelesi gören Firbolglar burada ilk kez gerçek değer bulabildi. Yüzyılın sonunda Dikenkanlılar başarıyla yaratıldı; yirmi yıl içinde ormanın tamamı Diken Tacı’nın eline geçti.

Damarların Dönemi · SÖ 4000–3200

Yüzeyde kaos sürerken cüceler damarları tamamladı ve projeyi kıtalararası ölçekte büyüttü. Bu ağ insanlar, elfler ve İrokuallar dâhil birçok halkı rahatsız etti; Harengonlar içinse muazzam bir iş alanı açtı. Cüceler, yüzey işlerinde Harpyleri görevlendirdi ve onlarla derin bağlar kurdu. Harpy sayısı bu tarihe gelindiğinde neredeyse binlere kadar düşmüştü.

Nimrûnlar cüce zenginliği sayesinde çoğaldı; fakat ticarete yaklaşmak için bazı şehirler terk edildi ve bilinen Nimrûn şehirlerinin sayısı yaklaşık on sekize düştü. Koboldlar tünel bakımındaki bilgileri sayesinde Nimrûn kentlerinde yer buldu; yüzeydeki Koboldların neredeyse tamamı bu dönemde yeraltına kaydı.

Goblinler loncalaştı, başka halklardan emekçileri loncalara çağırdı ve yüzey korsanlığını durdurmaya yönelik çalışmalar yürüttü. Korsanlık yüzeyde azalırken yeraltında başka bir dönüşüm başladı: Duergarlar erken dönem Warforgedları üretmeye koyuldu. Cücelerin iyimser ve sahiplenici yaklaşımı, Warforgedların da cüce ellerine geçmesini sağladı.

Damar Birlikleri · SÖ 3200–2700

Cüce başarısı insan krallıklarında tartışma ve kargaşa yarattı. Küçük krallıklar özerkliklerini koruyarak birleşti ve dört imparatorluk kurdu: Hun, Ottonian, Valois ve Stuart. Bu imparatorluklar genel olarak kültür hatlarına göre bölündü.

  • Hun İmparatorluğu, ordu düzeni ve savaş stratejisinde olağanüstüydü.
  • Ottonian İmparatorluğu, ticaret, düzenleme ve teknoloji üzerine kuruldu.
  • Valois İmparatorluğu, entrikası ve güçlü liderleriyle öne çıktı; yaklaşık yetmiş kültürü asimilasyonla bir arada tutmaya çalıştığı için bütünlüğünü korumakta zorlandı.
  • Stuart İmparatorluğu, diğerlerine göre daha zayıf görünmesine rağmen korsanlarla uğraşan ve zengin limanları sayesinde insan halklarının can damarı olan güçtü.

Dört imparatorluk, yüzlerce şehir kültünü bütünüyle ortadan kaldıracak kadar yekpare değildi. Bunun yerine mabet yüzlerini saymaya, hangi aškarın hangi pazarda adak toplayabileceğini yazmaya ve büyük bayramları vergi ile güvenlik düzenine bağlamaya çalıştılar. Bu mabet sicilleri, özellikle yetmiş kültürü asimilasyonla bir arada tutan Valois’te iktidar aracına dönüştü. Ruhsatlı bir yüz pazar hakkı ve koruma kazanabiliyor; kayıtsız yüz ise aynı kolaylıkla kaçak mahalle ya da isyan işareti sayılabiliyordu.

Aynı insan dünyasında Vardûn adlı küçük kutsal havza, SÖ 3300’lerde dört büyük gücün sınırında sıkışmıştı. Havzanın şehirleri tek bir taç altında uzun süre kalamadı; buna rağmen ortak su yeminleri, misafirlik hukuku ve göğün altında söylenen tek bir söz fikri çevre pazarlara yayıldı. SÖ 3150 dolaylarında Vardûn’ün yıkılması, bu yerel düzeni sürgün dinine dönüştürdü. Eram, Nadûr ve Selmev’e atfedilen ilk yolculuk anlatıları, bir şehrin tanrısını değil, her yerde işitilebilen Tek Ses’i savunmaya başladı.

SÖ 2900’de derlenen Kök Levhalar, sürgünlerin ortak hafızasını ilk kez bir araya getirdi. Bu bir birlik ilanı değildi: hangi sözün doğrudan vahiy, hangisinin yol hatırası olduğu daha o gün tartışılıyordu. Yine de levhalar, bugün Vardûnî gelenekler denilen geniş ailenin hem kutsal metin hem de siyasî itiraz dili hâline geldi.

Ticaretin ve zenginliğin akraba haneler arasında yarattığı kıskançlık Damar Birliği’ni parçaladı. Rekabet arttı, hizmet eden halklar üzerindeki sömürü yeniden yoğunlaştı ve başka kıtalarda yeni cüce krallıkları doğdu. Ağ hâlâ duruyordu; fakat onu ortak bir düzen yapan bağlar çözülmüştü. Sonraki çağda Kök Kapılarının yol, vergi noktası ve askerî ikmal alanı sayılması, bu dağılmış Damar mirasının en tehlikeli sonucu oldu.

Çağın nüfus kaydı

İnsanlar, yerler ve hayatta kalmanın bedeli

Kayıt kalitesiYüksek / eşitsiz
191 milyonçağın sonundaki tahmini yerleşik nüfus

Damar ve Ordan kayıtları yol ile idarî merkez yakınında kesindir; zorla çalıştırılan emek, derin kentler ve kayıtsız sınırlarda giderek körleşir.

01
Dünya ölçeği

Uzun nüfus eğrisi

IIIII191mIVVVIVII

Eğri, her çağın sonunda sürdürülebilir yerleşim ağını gösterir; bir günün imparatorluk yoklamasını değil.

02
Bölgesel bileşim

Dünyanın nerede tutulduğu

II
III
IV
V
VI
VII
NarethAsteronOdrakaIlyr-KhazOyuk ÜlkelerDenizler

Asteron’un payı yol yoğunlaşmasıyla büyür; Oyuk Ülkeler ve denizler kalabalık kalır ama yapısal olarak daha zor sayılır.

03
Halk ağları

Kim çoğaldı, kim dayandı, kim kayıttan düştü

IIIIIIVVVIVII

Veyran serisi bilerek yalnız IV’te başlar: Yedi Hat Sığınağı’ndan önce Veyranlar halk olarak henüz yoktur. Görünmeyen çizgi kayıt dışılık değil, henüz oluşmamış olmaktır.

Damar çağındaki büyük artış, doğurganlık mucizesi değil altyapı sonucudur. Hava şaftı, su kemeri, tahıl yolu ve güvenli geçit; daha çok insanın aynı havzada yaşamasını mümkün kıldı. En hızlı çoğalan ağlar, çocuk bakımı ve gıda depolamasını lonca ya da mahalle görevi yapan insan, gnom, goblin ve kobold topluluklarıydı.

Cüce, Nimrûn ve Duergar ağlarının çizgisi derin kentleşmeyle keskin yükselir. Ancak bu büyüme eşit değildir: büyük ocaklar emek çekerken küçük halkların kaydı çoğu kez yalnız iş gücü olarak tutulur. Bu çağın kesin rakamları bile iktidarın neyi görmeyi seçtiğini taşır.