Skip to content
Çağ II · SÖ 9000–5200

İlk Uyanışlar Çağı

İlk Uyanışlar, halkların yalnızca ortaya çıktığı değil; savaş, uyum, zorla çalıştırma, göç ve karşılıklı ihtiyaç yoluyla Avarra’nın tamamına yayıldığı uzun çağdır.

Bu çağın tek bir başlangıç anlatısı yoktur. Cüce salonları zenginliği ve derinliği, Nimrûn kayıtları hayatta kalmayı, insan destanları genişlemeyi, elf hafızası ise uzaklaşmayı öne çıkarır. Çağın bütününde ortak olan şey, hiçbir halkın bir başkasını yalnız ad vererek ya da haritaya çizerek yönetemediğinin tekrar tekrar anlaşılmasıdır.

Cüce Uyanışları · SÖ 9000–7000

Cüceler, yeraltında keşfettikleri zenginlik sayesinde ilk büyük hegemonyalardan birini kurmaya çalıştı. Bu düzen, Nimrûnları, Myconidleri, Grungları ve başka derin toplulukları zorla yeraltı emeğine bağladığı ölçüde büyüdü. Sözü edilen hegemonya, bu zorlamanın yarattığı öfke ve cüce koalisyonunun Sekiz İnsan Devleti’ne saldırısı ile son buldu. Savaşın insan tarafına bıraktığı şey bir Pirus zaferiydi: zafer kazanılmıştı, fakat bedeli düzeni ayakta tutacak kadar az değildi.

Bu yenilgiden sonra birçok cüce yüzey yerleşiminden büyük ölçüde vazgeçti. Daha derinde koruyabilecekleri alanlara çekildiler; şehir girişlerini kısıtladılar ve yerleşimlerini büyüyle savunabilmek için dönemin drow büyücü birliklerinden yardım aldılar. Bu, drowların cüce devletlerinin uzantısı olduğu anlamına gelmez; aynı çağın kaynakları, onların bazı şehirleri korurken başka derin halklara da sığınak sağladığını gösterir.

İnsan uygarlıkları büyürken elf varlığı üzerinde hâkimiyet kurmaya da çalıştı. Elf toplulukları bu baskı karşısında konum değiştirdi, bugün bilinen farklı halklara ayrıştı ve insan egemenliğini reddetti. Birçok elf grubu bu girişimi acınası saydı; bilinen kayıtlarda çağın sonuna kadar insanlarla düzenli ticaretin kurulmadığı belirtilir. Sonunda insanlar birbirine düştü.

Sekiz Dev Dönemi · SÖ 7000–6000

İnsan kayıtları bu dönemi nüfus patlaması ve sekiz insan imparatorluğu arasındaki ticaretten pay alan göçebe ova birliklerinin çağı olarak anlatır. Ova birlikleri yağmaladıkları malları başka kıtalara ve şehirlere satabilmek için Harengon ve Hadozee ortaklıkları kurdu. Hadozee denizcileri, uzun rotalarında fark ettikleri Kıskaç Adası’nı korsan ticaret merkezine dönüştürdü. Ada, insan gemileri için kolay erişilir değildi; deniz canavarlarının tehlikesi yüzünden korsan olmayanların çoğu onun yerini dahi bilmiyordu.

Korsanlığın artmasıyla haydut çeteleri çoğaldı, imparatorluk kentlerinde büyük hırsız ağları kuruldu ve insan kaçırma yaygınlaştı. Kaçırılanlar köle olarak kullanılıyor, sömürü çoğu zaman cinsiyete göre farklılaştırılıyordu. Dönemin insan anlatıları, uzak ve “egzotik” görülen yerlerde yaşayan Orc topluluklarının insanlara duyduğu hayranlığın zorla birliktelikler ve şiddetle istismar edildiğini; Yarı-Orcların bu koşullarda ortaya çıktığını kaydeder. Köle emeğinin sürekliliği, insan köylerine karşı kesintisiz saldırıların sürdürülmesini mümkün kıldı.

Bu kentlerin kendi koruyucu yüzleri için sonradan kullanılan ad Aşkarîdir. Sekiz Dev’in sefer kayıtları, bir şehri bütünüyle teslim almanın işareti olarak onun siyah taşını, metal yüzünü ya da mabet maskesini söküp götürmekten söz eder. Taşınan yüz, yalnız ganimet değildi: şehrin koruyucusunu esir alma iddiasıydı. Köle yolları ve yağma ağları genişledikçe bu yüzler de limanlara, kolonilere ve sürgün mahallelerine dağıldı. Mağlup halkların çoğu ise yalnız kabuğun çalındığını, asıl aškarın kuyu dibinde veya halkın hatırasında kaldığını savundu.

Ticaret Şirketleri Dönemi · SÖ 6500–6000

İnsan imparatorlukları gelirlerini korumak için başka kıtalarda koloniler kurmaya, yabancı devletlerin içinde ticaret şirketleri açmaya ve Hadozeeleri avlamaya başladı. Hadozee nüfusu bu döneme kadar insan nüfusunun neredeyse yarısına ulaşmış sayılıyordu; av ve köleleştirme onları yok oluşun eşiğine getirdi. Orman Elflerinin koruması, halkın tamamen silinmesini engelledi. Sonraki kuşaklarda birçok Hadozee elf topluluklarıyla çalışmaya başladı ve korsanlık onlar için belirleyici bir meslek olmaktan çıktı.

Denizde bölgeler edinildi; insan güçleri, başka halklar aracılığıyla insanlardan vergi toplayarak bu genişlemeyi sürdürmeye çalıştı. Başarısının derecesi geçmiş kayıtlarda açık değildir, ancak Kıskaç Adası varlığını korudu. Ticaret şirketleri ve sömürgecilik kıtalardaki halkları isyana itti. İnsan gruplarının kendi imparatorluklarında çalışacak iş bulamaması, özellikle iki büyük imparatorluk içindeki nüfusun kitlesel göçünü başlattı; tahminler yirmi ile otuz milyon arasındadır. Zayıflayan iki devin sonunu, rakip insan imparatorlukları getirdi.

Kırık Diş Özgürlük Dönemi · SÖ 6500–5000

İnsan güçleri, yüzey egemenliğinin yanında derin halkları da kendi topraklarında sayıp vergiye bağlamaya çalıştı. Bir köle kuyruğundaki Nimrûn işçinin darbe sonucu kırılan dişi, büyük isyanın simgesi oldu. İsyan insan imparatorluklarını dağıttı; büyük yapılar küçük krallıklara bölündü.

Nimrûnlar daha derine yerleşmeyi başardı. Bir Nimrûnun yüzeye çıkışı yaklaşık elli altı gün sürebiliyordu; bu yüzden besin, oksijen, su ve yol güvenliği yaşamın merkezine yerleşti. Şehir Gnomları, istenen düzenin ve şehirlerin kurulmasında büyük rol oynadı. Özgürlük kayıtları toplam yirmi iki Nimrûn şehri sayar. Gnomların başarısından etkilenen Yüksek Elfler, kendi krallıkları için onlardan destek istedi; Orman Elfleriyle paylaşılan ormandaki çatışmalar yüzünden yeni yer arıyorlardı.

Denizlerde korsanlık büyük oranda Tortleların eline geçti; Tabaxiler yardımcı ağlar kurdu. Uçan halklar, çocukların görmek istediği bir süs ya da zorla kafese indirgenen canlılar olarak görülmek istemiyordu. Kenkular, Owlinler ve Aarakocralar dağ yamacında bir devlet kurdu. Bu düzen içinde Owlinler mühendislikte, Aarakocralar savaşta, Kenkular ise casusluk ve takipte uzmanlaştı.

Dhampirler insan avlarının hedefi hâline geldiğinde, uçan halklar gibi tek bir yerleşim kurmayı denediler. Gruplar arasında uzlaşma sağlanamadığı için çok sayıda küçük köy oluştu. Zamanla bu köylerin Dhampirlere ait olduğu unutuldu ve insan yerleşimleriyle iç içe geçti. İyi gizlenmiş Dhampirleri bugün şehirlerde görmek mümkün olsa da, o dönemde köyler onlara saklanabilecekleri alanı verdi.

Geniş Kitlesel Kayıplar · SÖ 5200 eşiği

Çağın son eşiğinde topluluklar ardı ardına kayboldu ve büyük gizemler bıraktı. Görgü tanıkları, tanıdıkları insanların kafalarının arkasında beliren tuhaf dokungaçlardan söz eder. Devletlerin çoğu sınırlarını kapattı ve bu işareti taşıyan bireyleri topluca öldürdü. Daha sonra, dönüşümün bazı antik yapılara giren kişilerle bağlantılı olduğu anlaşıldı; bu yapılar zihin yiyen kalıntıları diye anılmaya başladı.

Bu felaket karşısında Avarra’daki halklar ortak bir pakt hazırlamaya yöneldi. Fey mahkemelerinin varlığının süreci hızlandıracağı düşünülüyordu. Paktın kendisi henüz kurulmamıştı; fakat çağın mirası, bir sonraki çağın her antlaşmasında hissedilen korku, kayıp ve karşılıklı şüphe oldu.

Çağın nüfus kaydı

İnsanlar, yerler ve hayatta kalmanın bedeli

Kayıt kalitesiYeniden kurulmuş tahmin
74 milyonçağın sonundaki tahmini yerleşik nüfus

Ambar, mezar, su, yol ve hane kayıtları karşılaştırılır; grafik çağdaş evrensel sayım değil, en iyi tarihsel yeniden kurmadır.

01
Dünya ölçeği

Uzun nüfus eğrisi

II74mIIIIVVVIVII

Eğri, her çağın sonunda sürdürülebilir yerleşim ağını gösterir; bir günün imparatorluk yoklamasını değil.

02
Bölgesel bileşim

Dünyanın nerede tutulduğu

II
III
IV
V
VI
VII
NarethAsteronOdrakaIlyr-KhazOyuk ÜlkelerDenizler

Asteron’un payı yol yoğunlaşmasıyla büyür; Oyuk Ülkeler ve denizler kalabalık kalır ama yapısal olarak daha zor sayılır.

03
Halk ağları

Kim çoğaldı, kim dayandı, kim kayıttan düştü

IIIIIIVVVIVII

Veyran serisi bilerek yalnız IV’te başlar: Yedi Hat Sığınağı’ndan önce Veyranlar halk olarak henüz yoktur. Görünmeyen çizgi kayıt dışılık değil, henüz oluşmamış olmaktır.

İlk sayılabilir yoğunlaşma, nehir ağzı, mağara suyu ve güvenilir ateş çevresinde oluştu. Doğum oranı yüksek görünüyor; bunun nedeni “halkların çoğalması” kadar bebek ölümlerini azaltan sabit gıda, ortak bakım ve ilk güvenli sığınakların yayılmasıdır.

Bu çağda insanlar ve yeraltı zanaat ağları geniş aile haneleriyle hızlı büyür. Elf ve Fey bağlı topluluklar ise uzun ömür, geç olgunlaşma ve mevsimsel göç yüzünden daha yavaş görünür; bu bir zayıflık değil farklı bir zaman ölçeğidir.